Kadim Dünyanın İzinde

Mihály Hoppál ve "Şamanlar ve Semboller"

Kadim Dünyanın İzinde: Mihály Hoppál ve "Şamanlar ve Semboller"

İnsanlık, var olduğu günden beri yalnızca görünen dünyayla yetinmemiş; her zaman perdenin arkasını, doğanın gizli ritmini ve görünmeyenin dilini anlamaya çalışmıştır. İşte bu arayışın en eski, en köklü ve belki de en gizemli duraklarından biri şamanizmdir. İnsanlığın bu ortak hafızasına doğru yolculuğa çıkaran rehberimiz ömrünü bu kadim inancın izlerini sürmeye adamış dünyaca ünlü bir etnolog: Mihály Hoppál.

Bilgeliğin Peşinde Bir Ömür: Mihály Hoppál Kimdir?

Macar etnolog ve profesör Mihály Hoppál, Avrasya şamanizmi denildiğinde akla gelen ilk ve en saygın isimlerden biridir. Onu diğer araştırmacılardan ayıran en önemli özellik, şamanizmi sadece kütüphanelerde tozlu raflar arasında bırakmamasıdır. Hoppál; Sibirya’nın dondurucu düzlüklerinden Orta Asya’nın sonsuz bozkırlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada, bizzat şamanların arasında yaşamış, onların ritüellerine tanıklık etmiş bir saha insanıdır.

Hoppál, şamanizmi geçmişte kalmış, ölü bir gelenek olarak görmez. Aksine, onun insanın doğayla, evrenle ve kendi iç dünyasıyla kurduğu "biyokültürel bir uyum mekanizması" olduğunu savunur.

Görünmez Dünyanın İlk İzleri

İnsanlık tarihinin en büyüleyici ve gizemli sayfalarından birini aralıyor; atalarımızın taşlara fısıldadığı o kadim dile kulak veriyoruz. Şamanizm; aslında insanlığın en eski iletişim, anlamlandırma ve sanat biçimlerinden biridir. Sibirya ve Orta Asya’nın sert kayalıklarında karşımıza çıkan o kadim izler, rastgele çizilmiş şekiller değil; insanın görünmez dünyayı görünür kılma çabasının en somut tanıklıklarıdır.

Mihály Hoppál’ın da vurguladığı üzere; Sibirya kaya resimlerinin doğru yorumlanması, bize insan bilincinin ve inancının evrimine dair paha biçilemez ipuçları sunar. Bu resimler, antik insanın evrenle kurduğu sessiz ama derin diyaloğun görsel birer sözlüğüdür. Ancak şamanın kim olduğunu, topluluk içindeki rolünü tam olarak kavramadan, bu taşlardaki çizgilerin dilini çözmemiz mümkün değildir. Şimdi bu gizemli figürün tanımına daha yakından bakalım.

Şaman Kimdir? Anna-Leena Siikala'nın Tanımıyla "Köprü" Olarak Şaman

Şamanın karmaşık dünyasını anlamak için Finli bilim insanı Anna-Leena Siikala’nın sunduğu "klasik şaman tanımı" harika bir hareket noktasıdır. Siikala, şamanı sıradan bir büyücü değil; bir ruhsal teknisyen ve iki dünya arasındaki en yetkin haberci/köprü olarak görür.

Şamanın bu rolünü daha iyi kavramak için şu temel özelliklere göz atalım:

Özellik Açıklama "Neden Önemli?"
Esrik Rol Üstlenme Şamanın trans (vecd/esrime) tekniği vasıtasıyla kendinden geçme halidir. Şamanın boyutlar arası ruhsal seyahatini başlatan ana "motordur".
Etkileşim Yaratma Bu dünya ile öte dünya (ruhlar alemi) arasındaki aktif, iki yönlü bağdır. Toplumun ruhsal ihtiyaçları, şifa arayışları ve krizleri için kurulan köprüdür.
İleşim Yöntemi Şamanın ritüeller sırasında kullandığı araçlar, sesler ve görsel kodlardır. Kaya resimlerindeki sembollerin ve şamanik sanatın doğduğu asıl kaynaktır.

Şamanın zihninde ve trans anında gerçekleştirdiği bu ruhsal yolculuklar, sadece soyut birer deneyim olarak kalmamış; sert kayaların üzerine silinmez izler olarak kazınmıştır.

Kayalara Kazınan İnanç: Petrogliflerin Tanıklığı

Sibirya kaya resimleri, dinin ve inancın başlangıcına Neolitik Dönem ve Bronz Çağı gibi en erken evrelerden itibaren şahitlik eder. A. P. Okladnikov gibi duayen arkeologların Amur Havzası ve Sikaçı-Alyan bölgesinde yürüttüğü çalışmalar, bu kaya sanatının tesadüfi karalamalar olmadığını, aksine son derece sistemli bir inanç sisteminin parçası olduğunu kanıtlamıştır.

Burada teknik bir detayın altını çizmekte fayda var: Bu resimler kayalara sadece boyanmadı; gagalama (pecking) veya baskı rötuş gibi zorlu tekniklerle adeta taşın kalbine işlendi. Bir taş baltanın kayaya her vuruşu, sadece bir şekil oluşturma çabası değil; kendi içinde kutsal, ritüelik bir eylemdi.

Petrogliflerin arkeolojik ve antropolojik önemini şu üç maddede özetleyebiliriz:

  • İnancın Maddi İmzası: Kayalar, şamanik pratiklerin zaman içinde nasıl kurumsallaştığını ve toplumsal hafızaya kazındığını gösteren en eski "resmi kayıtlar"dır.
  • Mekansal Kutsallık: Kenneth Lymer'ın da belirttiği gibi, bu resimler kayaları basit birer "açık hava galerisi" yapmaz. Aksine, orayı ritüellerin bizzat gerçekleştirildiği, yaşayan ve dönüştüren kutsal birer maddi kültür alanına çevirir.
  • Akademik Nüans ve Tartışmalar: Her ne kadar şamanizm merkezli yorumlar güçlü olsa da, Paola Demattè gibi uzmanlar tüm kaya resimlerini doğrudan "şamanik" olarak etiketlemememiz konusunda bizi uyarır. Unutmayın, bu figürlerin bazen %1’inden bile azı antropomorfiktir (insan biçimli). Dolayısıyla bazı resimler, Hu Xiaohui’nun vurguladığı "erotik büyü" pratikleri veya Wang Dayou’nun işaret ettiği "totemizm" ile ilişkili olabilir.

Peki, bu taş yüzeylerde tam olarak ne görüyoruz ve bu figürler bize ne anlatmak istiyor?

Görsel Sembollerin Dili: Şamanik Figürlerin Analizi

Kaya resimlerinde karşımıza çıkan temalar, şamanın trans sırasındaki içgörülerini ve evrenin katmanlı yapısını bize gizemli kodlar halinde sunar:

"Röntgen Tarzı" (İskelet Biçimli) Figürler

  1. G. Devlet'in yorumuyla bu tarz, şaman adayının trans (vecd) sırasında kendi iskeletini seyretme deneyimini yansıtır. Ruhlar tarafından parçalanıp, etlerinden arındırılma ve yeniden doğma sürecini; yani şamanlığa kabulün (inisiyasyon krizi) görsel ifadesidir.

"Mantar Başlıklı" İnsanlar

Değişen bilinç durumlarını ve transa geçişi kolaylaştıran halüsinojenik bitkisel yardımcıları temsil eder. Bu figürler, insanoğlunun fiziksel sınırlarını aşma ve başka boyutlarla bağ kurma arzusunun en erken kanıtlarıdır.

"Güneş Başlı" İlahlar ve Astronomi

Bu figürler sadece mitolojik birer "tanrı" tasviri değil, evrenin "Yüce Hâkim"lerini sembolize eder. İlginç olan şudur ki; bu resimlerin bulunduğu bazı alanların (örneğin Çin'deki bazı lokalizasyonların) aynı zamanda birer antik astronomi gözlemevi işlevi gördüğü anlaşılmıştır. Şaman, gökyüzündeki yıldızları ve güneşin döngülerini takip eden ilk "bilim insanı" gibidir.

Hayvan ve Totem Sembolizmi

Kaya yüzeylerinde sıkça gördüğümüz geyik, kuş veya güneşle bütünleşmiş hayvan tasvirleri; şamanın trans seyahatinde ona eşlik eden ve rehberlik eden "yardımcı ruhları" ya da kabilenin koruyucu atalarını (totemlerini) simgeler.

Taşlardaki Miras

Kaya resimleri ve şamanizm arasındaki o köklü ilişkiyi incelediğimizde, bu eserlerin geçmişten kalan "donmuş, sessiz tablolar" olmadığını anlıyoruz. Bunlar, üretildikleri dönemin sosyal, sanatsal ve ruhsal gerçekliğini inşa eden, dinamik mekanlardır. Bugün Sibirya'dan Çin'e uzanan bu devasa coğrafyada gördüğümüz her bir çizgi, insan bilincinin doğa ve kozmosla uyum sağlama çabasının ölümsüz birer ürünüdür.

"Şamanlar ve Semboller": Görünmezin Haritasını Çıkarmak

Mihály Hoppál’ın dilimize de kazandırılan "Şamanlar ve Semboller" adlı eseri, şamanlık kurumunun ve bu kültürün ürettiği zengin sembolizmin adeta bir atlası niteliğindedir. Kitap, okuyucuyu sıkıcı teorik tartışmalara boğmak yerine, bizi sembollerin ne anlama geldiğini keşfedeceğimiz görsel ve felsefi bir yolculuğa çıkarır.  Eserin sunduğu temel pencerelere birlikte bakalım:

1. Kozmik Ağaç ve Dünyanın Ekseni (Axis Mundi)

Şamanizmde evren; yeraltı (ölüler diyarı), yeryüzü (insanlar alemi) ve gökyüzü (tanrılar ve ruhlar dünyası) olmak üzere üç kattan oluşur. Bu katları birbirine bağlayan ise "Kozmik Ağaç" ya da "Yaşam Ağacı"dır. Bu sembolün Türk boylarından Kuzey Amerika yerlilerine kadar nasıl ortak bir hafızanın ürünüdür.

2. Davulun Sesi ve Ritmin Büyüsü

Şamanın en önemli aracı şüphesiz davuludur. Ancak davul sadece bir müzik aleti değildir. Davul, şamanın diğer dünyalara seyahat ettiği bir "binek hayvanı", üzerindeki çizimler ise evrenin bir haritasıdır. Bu nedenle, davul derisine kuşlar, geyikler, güneş ve ay gibi figürler işlenir.

3. Esrime (Ecstasy) ve İyileştirme Gücü

Şamanın topluluktaki rolü, bir "şifacı" ve "psikopomp" (ruh rehberi) olarak konumlandırılır. Şaman transa (esrime durumuna) geçerek ruhlar dünyası ile bu dünya arasında köprü kurararak, toplumsal krizi ve hastalıkları sembolik ritüeller vasıtasıyla nasıl sağalttır.

 

Okuma Önerileri

Kitaptaki "göstergebilimsel" ve "mitolojik" kodları çözmek için şu eserler harika birer rehber olacaktır:

  • Mihály Hoppál – Avrasya’da Şamanlar
    • Neden Okumalısın? Doğrudan yazarın kendi devam/kardeş kitabıdır. Şamanlar ve Semboller daha çok kaya resimlerine ve sembolizme odaklanırken, bu kitap şamanizmin etnografik gerçekliğine, ayin kıyafetlerine, davullara ve yaşayan pratiklerine odaklanır. Taşlardaki çizimlerin "canlı" karşılığını görmek için ilk duraktır.
  • Mircea Eliade – Şamanizm: İlkel Esrime Teknikleri
    • Neden Okumalısın? Şamanizm konusunun dünya çapındaki kült başyapıtıdır. Hoppál’ın kitabında sıkça geçen "şamanın ruhlar tarafından parçalanması", "ölüp yeniden dirilme", "dünya ağacı" ve "gök kapısı" gibi kavramların felsefi ve mitolojik kökenlerini bu kitaptan daha iyi anlatan bir kaynak bulmak zordur.

İzleme Önerileri

Kaya resimlerinin yapıldığı atmosferi ve şamanik bilinci görselleştirmek için şu yapımlara göz atabilirsin:

  • TRT Belgeseli: Karlı Dağlardaki Sır (Yönetmen: Servet Somuncuoğlu)
    • Neden İzlemelisin? Sibirya’dan (Altaylar, Tuva, Hakasya) başlayıp Anadolu’ya kadar uzanan kaya resimlerinin izini süren, Türkiye’de yapılmış en iyi belgesel serilerinden biridir. Kitapta okuduğun o devasa açık hava tapınaklarını, dikilitaşları ve doğanın içindeki kutsal alanları ekranda görmek zihninde taşları yerine oturtacaktır. (YouTube’dan erişebilirsiniz.)
  • TRT Belgesel veya Bağımsız Etnografi Yapımları: Sibirya Şamanları / Kam Ayinleri
    • Neden İzlemelisin? YouTube veya belgesel platformlarında özellikle Tuva, Yakutistan (Saha) ve Altay şamanlarının ritüellerini, davul çalma ritimlerini ve trans anlarını gösteren etnografik videoları izle. Kitapta geçen "röntgen tarzı" (yani iskeleti gösteren) çizimlerin, şamanın trans anındaki "etinden sıyrılma" deneyimiyle bağını canlı gözlerle gözlemlemek ufuk açıcı olacaktır.